
Gittin, sen bana gitmek için gelmiştin
Geride yavaş yavaş eriyen bir kurşun bıraktın
Bıraktığın şekilden çok daha başkasına bürünen
Ve bir daha asla eskisi gibi olamayacak bir kurÅŸun



Gittin, sen bana gitmek için gelmiştin
Geride yavaş yavaş eriyen bir kurşun bıraktın
Bıraktığın şekilden çok daha başkasına bürünen
Ve bir daha asla eskisi gibi olamayacak bir kurÅŸun

Bir küçük yağmur damlası kadar değerim yok mu sende?
Yalnızlığımın farkına sensizken varıyorum. Sen yokken yokum ben, yokmuşum meğer… Niye bilmiyorum ama ben sadece senle mutluyum… Seninle apayrı bir dünyaya giriyorum. Geçen vaktin farkında bile olmayan, yağmuru sevmeye başlayan, esen rüzgarda kokunu hisseden, gözlerine bakarken eriyip kaybolan oluyorum.
Yazinin Devami.. »

Sus artık…
Bilmezsin oysa sen sessizliğin anlattıklarını.
Avaz avaz kirleri tükürüyorsun ulu orta.
Değiştiremediğin bir olmuşluğun kapısında hala acıtmaya çalışarak, en soysuz insan debelenmelerinde ipte yürüyorsun.
Her şeyi yalan sayan korkak benliğinden aslında yalanla soluyorsun.
Bütün yüzüme çarptıkların evvelki sevdaların adıma kalmış kalıntıları.
Adının olmadığı mevsimlerin hatırlattıkları, tanıyamadığım asıl gerçekliklerin.
Ama acımıyorum bu sefer. Yazinin Devami.. »