SEN GELİNCE…
silkiniyor,titriyor ve kendine geliyor ÅŸehir..
Gün ortası oluyor gece yarısı..
Sen gelince gidiyor yalnızlığım,umutsuzluk terk ediyor yüreğimi..
İçimi kaplıyor çocuksu bir sevinç..
Sokağımın adı “Mutluluk “ oluyor
SEN GÜLÜNCE…
gülüyor şehir..
Tüm sevinçleri kucaklayıp bana armağan ediyor..
Dağılıveriyor hüzünlü bulutlar bir çırpıda..
Derin bir huzur kaplıyor sokakları ..
Ve hareketleniyor yüreğim uçacakmışçasına..
Utanıyor şehrin asık yüzü sana bakıp..
Tebessümler art arda diziliyor dudaklarımda..
Sen gülünce;ben de gülüyorum..

SEN KONUÅžUNCA…
susuyor,Çıtı çıkmıyor hüzünlerin..
Koşar adım uzaklaşıyor ulaşılmaz hayallerim..
Susuyor vadesi dolmuÅŸ suskunluÄŸum sen konuÅŸurken..
Sözlerine sarılarak uyuyorum,sessizliğin yerine.

SEN SUSUNCA…
susuyor tüm şehir..
Gel-gitlerim bitmiyor kendi içimde..
Gidiyorum ama gelemiyorum..
Sen susunca..sesler susuyor,ben susuyorum…
Bu koca ÅŸehir susuyor…
Susuyoruz,susmalara lanet ederek..
SEN GİDİNCE…
benden gidiyor ÅŸehir..
Güneşini sırtına sarıp kayboluyor umutlarım ufukta..
Yollarım, yollarına düşüyor peşin sıra..
Gölgen görülmez oluyor saçlarımda..
Ve ben öylece kalakalıyorum koca bir boşlukta..
Tıpkı annesinin elini bırakıp kaybolmuş bir çocuk gibi..
Öksüz ve yetim..
Sen Gelince…
Sen Gülünce…
Sen konuÅŸunca…
Sen susunca…
Sen gidince…
Vaz geçemiyorum iki nokta arasındaki gel-gitlerden..
Ya gel..
Ya git..
Yanıyor bu şehir içimdeki yangınımla..
Söndürmek mi? Ne çare..
Yanmakta Güzeldir Bazen..
Yakan deÄŸerliyse..



